Kuzey Kore, son sınır mayını patlamasıyla ilgili olarak Güney Kore'nin karşılık adımlar atacağını duyurmasının ardından, topraklarına "bir milimetre" bile girilmesi halinde "anında ve güçlü bir karşılık" verileceği uyarısında bulundu.
Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, Güney Kore ordusunun 21 Eylül'deki patlamaya Pyongyang'ın döşediği mayınların yol açtığı sonucuna varmasından bir gün sonra bu açıklamayı yaptı. Güney Kore ordusuna göre olay, iki Güney Koreli askerin ağır yaralandığı Koreler arası sınırın Güney kesimindeki Ateşkes Bölgesi'nde meydana geldi.
Güney Kore ordusu 26 Eylül'de patlama bölgesinde, sınır bölgesini denetleyen BM Komutanlığı ile eş güdümlü biçimde bir mayın temizleme operasyonu yürüttü. Savunma Bakanı Kang Shin-chul, iki Kore arasındaki tampon bölgenin içinde gerçekleştirilen bu ilk operasyonu Pyongyang'a karşı "kararlı" bir yanıt olarak niteledi.
Bakanlık açıklamasında, "Bizimle ilgisi olmayan mayınları kaldırmaya çalışmalarını önemsemiyoruz ve Kore Cumhuriyeti'nin bu tür gösterilerine kulak asmak için hiçbir nedenimiz yok" ifadesini kullandı. Kuzey Kore, Güney Kore'yi resmi adı olan Kore Cumhuriyeti diyerek andı.
Açıklamada ayrıca, "Ancak Kore Cumhuriyeti'nden bir asker çizmesi ya da bir ateş kıvılcımı sınırı bir milimetre bile aşarak toprağımızı ihlal ederse, Kuzey Kore'nin sınır muhafız birlikleri anında ve güçlü bir karşılık verecektir" denildi.
Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı da mayın patlamasına ilişkin soruşturmanın nihai sonuçlarını açıklayarak, Askeri Ayırma Hattı'nın güneyine Kuzey Kore askerleri tarafından kasıtlı olarak döşenen personel mayınlarının patlamaya yol açtığını bildirdi.
Seul yönetimi, Pyongyang'ın düşmanca faaliyetleri ve sınır geçişlerini yasaklayan Ateşkes Anlaşması'nı ihlal ettiğini değerlendiriyor.
Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı ise patlamaya karıştığını yine kesin bir dille reddetti ve Seul'ü, sınır tahkimatını askeri bir saldırı gibi göstermek amacıyla suçu Pyongyang'ın üzerine atmakla suçladı.
"Kore Cumhuriyeti, kendi uydurup tek taraflı olarak karara bağladığı bu planlı gösterinin sorumluluğunu Kuzey Kore'ye yüklemeye ve onun uluslararası imajını karalamaya çalışmaktadır" ifadesi kullanıldı.
Bakanlık, sınır güvenliğini sağlamak üzere "meşru egemenlik haklarını" "daha kararlı ve cesur biçimde" kullanacağı sözünü verdi.
"Bundan sonra Kore Cumhuriyeti'nde benzer bir olay tekrarlanırsa bunun sorumlusu biz değiliz; bedelini yaşayan taraf tüm sorumluluğu üstlenir" denildi.
Bakanlık ayrıca, "toprakları içinde askeri egemenliğini kullanması" konusunda Seul ile görüşme niyeti bulunmadığını yineleyerek, sınır hattının yeniden belirlenmesi ya da netleştirilmesi amacıyla yapılabilecek Koreler arası görüşmeleri fiilen dışarıda bıraktı.
"Kuzey Kore, toprakları içinde askeri egemenliğini kullanma konusunu düşman ülkelerle asla görüşmeyecek; egemenliğini müzakereyle değil, gücünü tümüyle kullanarak koruyacaktır" ifadesi kullanıldı.
Güney Kore Birleşme Bakanı Chung Dong-young ise patlamanın başlıca nedeni olarak Askeri Ayırma Hattı çizgilerinin gözle görülür biçimde silikleşmesini göstererek, sınır hattındaki anlaşmazlıkları ele almak üzere iki Kore'nin bir araya gelmesini önerdi.
1953'te ateşkes anlaşmasının imzalanmasının ardından BM Komutanlığı ile Kuzey Kore ordusu, ateşkes hattını işaretlemek amacıyla hat boyunca 1.292 tabela yerleştirdi.
Bugün ise bu tabelalardan yalnızca yaklaşık 200'ü sağlam duruyor; birçoğu hava koşullarına maruz kalması ve bakım yapılmaması nedeniyle zamanla bozuldu.
Seul'deki bir savunma bakanlığı yetkilisi salı günü yaptığı açıklamada, hattı BM Komutanlığı ile görüşmek üzere bu yılın başında bir askeri görev gücünün kurulduğunu bildirdi.
BM Komutanlığı'nın, sınır boyunca açık ve tutarlı işaretlerin yerleştirilmesi gerektiğini Pyongyang'a ilettiği belirtiliyor.
Seul ile BM Komutanlığı, 2015'teki bir mayın patlamasının iki Güney Koreli askeri ağır yaralamasının ardından Pyongyang'a askeri düzeyde görüşme önermiş, ancak Kuzey Kore bu öneriyi reddetmişti.
Kang, daha önce gazetecilere yaptığı açıklamada da son patlamanın tüm sorumluluğunun Kuzey Kore'de olduğunu yineleyerek, Güney Kore ordusunun ülkenin güvenliğini tehdit eden her türlü faaliyete "kararlı" biçimde karşılık vereceğini kaydetti.