İçeriğe geç

Belgesel "Ay Senin", Shanghai'da okuyup büyüyen yabancı öğrencilerin izini sürüyor

Çin'de vizyona giren "Ay Senin" belgeseli, çeşitli ülkelerden gelen altı uluslararası öğrencinin Shanghai'daki yaşamını perdeye taşıyor. Film, yabancı gençlerin Çin'de kariyer kurma, aile sahibi olma ve kendilerine yer bulma süreçlerini anlatırken, Fudan Üniversitesi Gazetecilik Okulu'ndan çok sayıda öğrencinin katkısıyla yapıldı. Belcesel, Çinli ve yabancı öğrencilerin birbirini tanımasını da odağına alıyor.

Belgesel "Ay Senin", Shanghai'da okuyup büyüyen yabancı öğrencilerin izini sürüyor

Amerikalı bir genç, ülkesinde hayatını değiştiren kararı düşünüyordu: emlak sektöründeki işini geride bırakıp Çin'de yeni bir başlangıç yapmak.

Genç bir Amerikalı, evinden binlerce kilometre uzakta, tıp fakültesinin birinci sınıf öğrencisi olarak yeniden sıralara döndü.

Bu hikâye, "Ay Senin" adlı belgesele konu oldu. Yapım, Rusya, Hırvatistan, Zimbabve, İtalya, Tayland ve ABD'den gelen altı uluslararası öğrencinin Shanghai'da okuyup çalışırken yaşadıklarını gerçek hayat hikâyeleriyle ekrana getiriyor.

Ay Festivali ve Ulusal Gün tatil döneminde Çin sinemalarında gösterime giren film, izleyicileri bu gençlerin günlük yaşamına ve kişisel hikâyelerine davet ediyor; onların Çin'de kendilerine yer bulma ve bundan sonrası için yol arayışına tanıklık ediyor.

Çin'i gezmekten burada yaşamaya

Günümüzde dünyanın farklı yerlerinden daha fazla genç, Çin'i daha uzun süreli kalarak ve birebir temas kurarak daha yakından tanımaya çalışıyor.

Onlar için Çin'e gelmek artık yalnızca yabancı bir ülkeyi gezmek ya da diploma almak anlamına gelmiyor. Derslikler, dostluklar, ilişkiler ve kariyer seçimleri üzerinden Çin, hayatlarında yeni bir sayfa açtıkları bir yere dönüşüyor; hatta gelecekle ilgili aldıkları kararlarda etkili bir etken hâline geliyor.

Hırvat öğrenci tam da bu noktada duruyor. Fudan Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun olmasına yaklaşırken belgesel onu, hayatın bir sonraki aşamasına hazırlanırken yaşanan o gösterişli olmayan ama son derece kişisel süreçte takip ediyor: iş görüşmeleri için takım elbise diktirmekten başvurular gönderip yanıt beklemeye uzanan adımlar.

Hırvat öğrenci, Çin finans sektöründe kendine yer bulmayı umuyor. Film onun yeni bir profesyonel ortama uyum sağlarken verdiği mülakatları, yaşadığı geri dönüşleri, Çince öğrenmeye devam ederken karşılaştığı sıkıntıları ve bunalım anlarını kayda geçiriyor.

Bu deneyim, bazı genç yabancılar için Çin'deki hayatın nasıl farklı olasılıkları keşfetme, kendi hedeflerini takip etme ve bu yolda büyüme serüvenine dönüştüğünü gösteriyor.

Çin'i görmekten burada yaşamaya

Ancak aidiyet duygusu yalnızca kariyer seçimleriyle oluşmuyor. Çoğu zaman bu duygu, yabancı bir yeri yuva gibi hissettiren küçük ve gündelik bağlarda biçimleniyor.

Fudan'da tıp eğitimi alan Zimbabveli öğrenci, bu tür hikâyelerden birini sunuyor. Üçüncü bir dilde tıp okumak başlı başına bir zorluk. Film, akademik çalışmaların yarattığı baskıyı, verilerindeki sorunlar nedeniyle danışmanı tarafından sorgulandığı, araştırma toplantılarında zorlandığı anlarıyla birlikte gözler önüne seriyor. Daha hafif görünen anların gerisinde, farklı bir dile ve kültüre uyum sağlamaya çalışırken derslerin gerekliliklerine ayak uydurma çabasının yol açtığı kendine şüphe dönemleri yer alıyor.

Rus tıp öğrencisi için Çin'i yuva yapma meselesi daha da kişisel bir hâl alıyor. Shanghai'da kariyer kurup aile kurarken kızının doğumu, hayatında yeni bir sayfa açıyor.

Diğer öğrenciler de Çin'deki zamanlarını milliyetin ötesine geçen soruları araştırmak için kullanıyor. Taylandlı öğrenci aile, kimlik ve geleceği düşünürken, İtalyalı doktora öğrencisi gençlik ve hayatının yönüyle ilgili kendi sorularının peşinden gidiyor.

Bu gençleri Çin'e yaklaştıran şey, ülkeyi dışarıdan gözlemlemek değil, çevrelerinde akan hayatın bir parçası olmak. Bu süreçte Çin artık yalnızca eğitim aldıkları bir yer ya da gelecek için bir ihtimal değil, parçası oldukları bir toplum hâline geliyor.

4a56ff7dca0a8ec3cba838692dd7072e.png

Birbirini görmekten birbirini anlamaya

Bu gençler Çin'deki hayata daha fazla daldıkça hikâyenin başka bir yüzü de ortaya çıkıyor: bu alışveriş tek yönlü değil. Kameraların arkasındaki insanlar da onları izleme, takip etme ve tanıma süreci boyunca değişiyor.

Belgesel, Fudan Üniversitesi Gazetecilik Okulu'ndan çok sayıda lisans ve lisansüstü öğrencinin katılımıyla hayata geçirildi. Uzun bir yapım sürecinde öğrenci ekipler sırayla başrolleri takip etti; onlarla derslere, araştırma çalışmalarına, stajlara, iş arayışlarına, ilişkilere ve hayatın dönüm noktalarına eşlik etti. Proje sonunda çok sayıda görüntü birikti.

Bu uzun soluklu yaklaşımın önemi büyük. Film, uluslararası öğrencileri bir dizi fotoğraf karesiyle sunmak yerine, kamera arkasındaki Çinli öğrencilerin onları oldukları hâliyle görmesine imkân veriyor: bazen kendine güvenen, bazen kafası karışan, bazen zorlanan ve bazen sadece sıradan hayatına devam eden kişiler olarak.

Bu anlamda hikâye, aynı zamanda Çinli öğrencilerle uluslararası öğrencilerin birbirini keşfetmesi üzerine. Yıllar süren kesintisiz temas, "yabancılar" ve "Çinliler" gibi etiketlerin yavaşça yerini daha tanıdık bağlara bırakmasını sağlıyor: sınıf arkadaşları, dostlar, ekip üyeleri ve eğitim, iş, ilişkiler ve gelecek konularında aynı soruları paylaşan insanlar.

Filme daha geniş anlamını veren de bu. Bu ortak topraklarda herkes başka bir hikâyeyle geliyor. Ama filmin başlığının da söylediği gibi, nereden gelirseniz gelin ay size ait. Çin, bu gençlerin birbirleriyle karşılaştığı, yaşadıkları üzerinden büyüdüğü ve kendi cevaplarını bulduğu yer hâline geliyor.

Kaynak CGTN 🇨🇳 Çin haberleri

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü