Oscar tarihinde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan ilk Asyalı oyuncu olan Michelle Yeoh, yeni meydan okumalara atılmaktan korkmadığını söyledi. Ünlü oyuncuya göre hayat, her daim yeni olasılıklara açılmaktan ibaret.
Yeoh, bu yılki Yılın Asyalı Sinemacısı ödülünün sahibi olarak ve festivalin Gala Gösterimi bölümüne davet edilen "It's My Time" filminin başrol oyuncusu olarak katıldığı Busan Uluslararası Film Festivali'nde (BIFF) bu değerlendirmelerde bulundu.
Ünlü oyuncu basın toplantısında, "Her sabah uyandığımda hayatta yeni bir meydan okumayı dört gözle bekliyorum ve bence hayatın anlamı bu" dedi. "Başarısızlıktan korkmuyorum. Tıpkı kalp atışı gibi, yukarı çıkar, aşağı iner."
Yeoh, yeni fırsatların peşinden gitmenin ve her rolde öğrenecek bir şeyler bulmaya çalışmasının, farklı karakterlere bürünmesine ve yeni, genç yönetmenlerle çalışmasına imkân verdiğini anlattı. Bu yönetmenler arasında, kendisine Oscar'ı getiren 2022 yapımı "Everything Everywhere All at Once" filminde birlikte çalıştığı Daniel Scheinert ile Daniel Kwan da bulunuyor.
Yeoh, "It's My Time"daki rolüne, yaşlı bir kadını canlandırmanın getirdiği meydan okuma ve her yaşta yeni fırsatların mümkün olduğu mesajını taşıma isteği nedeniyle yöneldiğini söyledi.
Ancak Yeoh için bile Hollywood'da kariyer inşa etmek kolay olmadı.
Oyuncu, ilk başta "azınlık" olarak etiketlendiğinde şok olduğunu anımsadı. Ardından, 1997 yapımı James Bond filmi "Tomorrow Never Dies" ile çıkış yakalamasının ardından bile kendisine sürekli olarak Kore restoranında ya da Çin çamaşırhanesinde çalışan kadınlar gibi Asyalı kadınlara yönelik kalıplaşmış rollerin teklif edilmesi karşısında hayal kırıklığı yaşadığını ifade etti.
Yeoh, böylesi bir tablo karşısında Oscar'da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmanın bir "rüya" gibi hissettirdiğini söyledi ve kendisine ilham verdiği için efsanevi Güney Koreli oyuncu Youn Yuh-jung'a teşekkür etti. Youn, Akademi Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazanan ilk Asyalı oyuncu olmuştu.
"Bana bunun mümkün olduğuna inanabileceğim kapıyı o açtı" diyen Yeoh, daha fazla Asyalı sinemacı ve oyuncuyu kendi hikâyelerini anlatmaya devam etmeye çağırdı.
"Bu olasılık kesinlikle mevcut ve bunu tek seferlik bir başarı olmaktan çıkarmak için çabalamalıyız, çünkü anlatacak o kadar çok muhteşem hikâyemiz var" diye konuşan Yeoh, özellikle Güney Kore filmlerinin son derece başarılı olduğunu ve takip edilecek iyi bir örnek teşkil ettiklerini vurguladı. Ünlü oyuncu bu sözlerinin arasında Lee Chang-dong, Park Chan-wook ve Bong Joon-ho gibi Koreli ustaları da andı.
Kariyeri 40 yılı aşan Yeoh, sinemanın hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu, onu dünyanın farklı yerlerine taşıdığını ve başkalarının hayatına girmesine imkân verdiğini kaydetti.
"Sinema hayatımda öyle önemli bir yer tutuyor ki, onsuz ne yapardım bilmiyorum" dedi.
Yeoh, bugünün dünyasında izleyicilerin önünde pek çok dikkat dağıtıcı unsur ve farklı platform bulunduğuna dikkat çekti ve sinemanın kalıcı gücünden yana olduğunu belirtti.
"Sinemanın hep var olmasını diliyorum, çünkü kendinize dürüst olabildiğiniz an işte o andır" diyen usta oyuncu, şu ifadeleri kullandı:
"O tek filmi izlemek için zaman ayırdığınızda, bu tamamen sizin seçiminizdir ve o iki saat boyunca dünyanın geri kalanını dışarıda bırakıp, kendinize seçtiğiniz bir şeyin tadını çıkaracak o iki saati verebilirsiniz."